Akademisyen Emrah Gülsunar’ın sosyal medyada paylaştığı bir anket gerekçe gösterilerek tutuklanması, ifade özgürlüğü ve dijital kamusal tartışma alanlarına yönelik artan yargısal baskı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Gülsunar hakkında yürütülen soruşturma, dijital ortamda yapılan paylaşımların ceza hukuku yoluyla bastırılması açısından dikkat çekiyor.
Gülsunar’ın herhangi bir şiddet çağrısı içermeyen ve kamusal bir konuyu tartışmaya açan paylaşımı, “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla soruşturma konusu yapıldı. Hukuk çevreleri, bu tür geniş ve yoruma açık suçlamaların dijital ifadeler üzerinde caydırıcı bir etki yarattığına işaret ediyor. Tutuklama gibi ağır bir tedbirin tercih edilmesi, orantılılık ilkesinin ihlali tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Bu dava, henüz klasik anlamda bir SLAPP davası olarak tanımlanmasa da, yargı yoluyla dijital ifade alanının daraltılması bakımından bir “izleme vakası” niteliği taşıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, benzer paylaşımlar yapan akademisyenler, gazeteciler ve yurttaşlar üzerindeki caydırıcı etkisinin derecesini belirleyecek.
Free Press Monitor, Gülsunar davasını dijital baskı bağlamında izlemeye devam edecek ve benzer vakalarla birlikte değerlendirecek. Bu tür erken örnekler, ifade özgürlüğüne yönelik baskının hangi noktada stratejik bir susturma mekanizmasına dönüşebileceğini göstermesi açısından önem taşıyor
Kaynak: Oksijen









Sorunuz mu var?
Bizi Sosyal Medyada bulun veya Bize ulaşın, size en kısa sürede geri döneceğiz.