Avrupa Birliği, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sivil toplum aktörlerine yönelik susturma amaçlı davalara karşı önemli bir yasal adım attı. Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, 2024 yılında kabul edilen “Stratejik Davalarla Kamusal Katılımın Bastırılmasına Karşı Koruma” başlıklı 2024/1069 sayılı SLAPP Direktifi ile ifade ve basın özgürlüğünü hedef alan kötü niyetli davalara karşı ortak bir koruma çerçevesi oluşturdu.
Direktif, özellikle sınır aşan nitelik taşıyan SLAPP davalarına odaklanıyor ve bu tür davaların yargı yoluyla baskı aracı olarak kullanılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Direktif neyi kapsıyor?
(AB) 2024/1069 sayılı Direktif, kamusal katılım kapsamında yapılan:
- Gazetecilik faaliyetleri
- Akademik çalışmalar
- Sivil toplum etkinlikleri
- İnsan hakları savunuculuğu
- Barışçıl protesto ve eleştiriler
nedeniyle açılan dayanaksız, kötü niyetli veya orantısız davalara karşı koruma sağlıyor.
Direktifte SLAPP; davacının esas amacının hukuki başarı değil, yargı süreci yoluyla yıldırma, susturma ve caydırıcılık yaratmak olduğu davalar olarak tanımlanıyor.
Erken ret mekanizması
Direktifin en temel düzenlemelerinden biri, SLAPP niteliği taşıyan davalar için erken aşamada reddetme (early dismissal) mekanizmasının getirilmesi. Buna göre mahkemeler, davanın ifade özgürlüğünü bastırmaya yönelik olduğunu tespit ederse, uzun ve masraflı yargılama süreçlerine girilmeden dosyayı kapatabilecek.
Ayrıca mahkemelere, kötü niyetli davacılar hakkında:
- Yargılama giderlerinin tamamını davacıya yükleme
- Davalı lehine tazminata hükmetme
- Caydırıcı mali yaptırımlar uygulama
yetkisi tanınıyor.
Forum shopping’e karşı koruma
Direktif, güçlü aktörlerin daha baskıcı yargı sistemlerine sahip ülkelerde dava açmasına dayanan “forum shopping” uygulamalarına da sınırlama getiriyor. Buna göre, bir üye devlette alınan SLAPP karşıtı koruma kararları, diğer üye devletlerde de tanınacak.
Bu düzenleme, özellikle uluslararası ve sınır aşan gazetecilik faaliyetleri açısından önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.
Üye devletler için yükümlülükler
AB üyesi devletlerin, 2026 yılına kadar Direktif’i ulusal mevzuatlarına aktarması gerekiyor. Direktif; üye devletlere, yargı mensuplarına SLAPP konusunda eğitim verilmesi, mağdurlara hukuki ve psikolojik destek mekanizmaları oluşturulması gibi yükümlülükler de getiriyor.
Türkiye açısından önemi
Türkiye AB üyesi olmamakla birlikte, 2024/1069 sayılı SLAPP Direktifi, ifade ve basın özgürlüğü alanında uluslararası referans metin niteliği taşıyor. Basın örgütleri ve hak savunucuları, Türkiye’de gazetecilere ve aktivistlere karşı açılan çok sayıda davanın bu Direktif kapsamına giren SLAPP örnekleriyle örtüştüğüne dikkat çekiyor.
Direktif, yargının kamusal tartışmayı bastırmak için araçsallaştırılmasına karşı açık ve normatif bir karşı duruş olarak değerlendiriliyor.









Sorunuz mu var?
Bizi Sosyal Medyada bulun veya Bize ulaşın, size en kısa sürede geri döneceğiz.