Artvin Cerattepe’de yıllardır süren çevre mücadelesi, yalnızca bir ekolojik direniş değil, aynı zamanda şirketler ile yurttaşlar arasındaki güç asimetrisini yansıtan bir SLAPP hikâyesi niteliğinde. Maden projelerine karşı çıkan bölge halkı ve aktivistler hakkında açılan çok sayıda dava; protestoların kriminalize edilmesi, toplu gözaltılar ve yargı süreçleri, mücadeleyi sahadan mahkeme salonlarına taşımak için kullanılan baskı araçlarını görünür kıldı.
Cerattepe’deki davaların ortak noktası, halkın “kamusal yarar” adına yürüttüğü çevre savunmasını, “hukuki bir sorun” ya da “kamu düzeni tehdidi” gibi çerçevelerle bastırma girişiminde bulunulması oldu. Özellikle şirketlerin ve yerel idarenin paralel biçimde hareket ettiği dönemlerde, çevrecilerin itirazlarının sistemli şekilde hedef alınması, uluslararası SLAPP örnekleriyle benzerlik taşıyan bir model oluşturdu. Amaç cezalandırmadan çok, direnişi zayıflatmak ve toplumu sessizleştirmekti.
Bugün Cerattepe, Türkiye’de ekoloji mücadelelerinin nasıl uzun süreli bir yargısal baskı döngüsüne dönüştürülebileceğinin sembollerinden biri hâline geldi. Açılan davaların sayısı, niteliği ve halk üzerinde yarattığı caydırıcı etki, mücadeleyi yalnızca doğa için değil, ifade özgürlüğü ve demokratik katılım hakkı için verilen bir SLAPP hikâyesine dönüştürdü.









Sorunuz mu var?
Bizi Sosyal Medyada bulun veya Bize ulaşın, size en kısa sürede geri döneceğiz.